Reza Zarrab Davası

Reza Zarrab Davası

Reza Zarrab Davası

Uzunca bir süredir Türkiye’nin gündemini meşgul eden ve hakkında bir çok spekülasyon üretilen dava geçtiğimiz günlerde Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisinde görülmeye başlandı. İranlı bir iş adamının Abd tarafından yöneltilen suçlamalar ile tutuklanıp, uzunca bir süre tutuklu kaldıktan sonra şimdilerde yargılandığı bu davada Türkiye’de önemli pozisyonlarda görev almış kişilerinde ismi geçmesi, Zarrab’ın Türkiye ile ilişkilerinin olması akılara şu soruyu getirmiş oldu; Acaba Amerika Reza Zarrab üzerinden Türkiye’ye operasyon mu çekiyor? gibi spekülasyonlar aldı başını gidiyor. Peki gerçekten Amerika Birleşik devletleri kendisinden binlerce kilometre uzakta yaşanmış olayları neden suç sayıp bir mahkeme yapıyor, biz de buna bu yazıda bir cevap aramaya çalışacağız.

Amerika Birleşik Devletlerini İlgilendiren Nedir?

Reza Zarrab, Türkiye ve İran üst düzey yetkililerine ruşvet vermek, Abd’nin İran ambargosunu delmeye kalkışmak gibi iddialar karşısında sanık durumunda peki Amerika Birleşik Devletleri bu olaya karışma gerekçesi nedir. Gerekçe şudur; 2006 yılında Amerika Birleşik Devletleri İran’a Ambargo konusunda bir kara alıyor, karar şöyle;

Bank Mellat, İran Ulusal şirketi ve bu şirketi bağlı İşviçre yan kuruluşu ve Mahan Havayolu şirketi, bu dört şirket ile dolaylı yada doğrudan bağlantısı olan, iş yapan herkesi Amerika Birleşik Devletleri sınırları içerisine geldiği anda yargılarım diye karar alıyor.

Bu karar doğrultusunda, 23 Eylül 2014 tarihinde Kevin Natalian Fox isimli bir yargıç gizlilik kararı ile bu konuda ki delillerin toplanması (mail ve telefon dinlemeleri) kararını aldı.

Reza Zarrab 2013 yılında Ahmedi Nejad ve İran merkez bankası vekiline yazdığı mailde geçenler;

-Emperyalizm İran’a karşı ambargo silahını kullanmaktadır. Ekonomik cihad yılında ülkemize hizmet etmek her İranlıya görevdir. Zarrab ailesi Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’da ki 3 milyar Euroyu aşan faaliyetleri ile İran’a para göndermektedir.

Kısaca bu saydığımız nedenlerden ötürü İran ambargosunu delmeye yönelik eylemleri ve işbirlikleri bağlamından yargılanmaktadır.

Türkiye Bu Davanın Neresindedir?

Reza Zarrab ailesinin Türkiye’de yapmış olduğu faaliyetler, Türk vatandaşlığını alması, ülkemizde ki ünlü bir şarkıcı ile evlenmesi, üst düzey yöneticiler ile bağlantılarının olması, Türkiye bu konunun neresinde sorularının akıllara getirmektedir. Özellikle de iddianamede adı geçen üst düzey yöneticilerin ruşvet aldığı, Türk banka ve şirket isimleri bizi de bu olayını içine çekmektedir.

İran’da faaliyet gösteren petrol şirketlerinden bir tanesi olan NIOC ile BOTAŞ arasında doğalgaz ve TÜPRAŞ ile petrol sevkiyatı gerçekleşmesi. Fakat uygulanan ambargo nedeniyle petrol ve doğalgaz ödemeleri doğrudan İran’a yapılmıyordu. TÜPRAŞ ve BOTAŞ alınan petrolün ve doğalgazın ödemelerini Halkbank’taki NIOC şirketinin hesabına yatırıyordu. Ambargo yüzünden bu para Halkbank’tan farklı yollar ile çıkarılmıştır.

Paranın ülkeden çıkarılma haritası şu şekilde gerçekleşmiştir;

Sermayeh Bank adında döviz alım satım işlemleri gerçekleştiren kurum Sermayeh Exchange İşlemlerinde kullanıldı, bu Sermayeh Exchange Zarrab tarafından paravan şirket olrak altın ticaretinde kullanıldı.

Sermayeh Exchange, NIOC’un Halkbank hesabından Sermayeh Bank’ın Halkbank içerisindeki hesabına aktarılıyor ama daha ülkeden çıkarılamıyor. Burada devreye Zarrab’ın Halkbank’taki Safir Altın firması giriyor.

Sermayeh Bank hesabından bu seferde Safir Altın Halkbank hesabına aktarım yapılıyor ve Tosa Ticaretten altın alma talimatı veriliyor.

Zarrab, bir diğer paravan şirket olan Tosa Ticaret’in Rona adlı şirketten aldığı altın karşılığının TL kuru cinsinden bu sefer de Denizbank hesabına yatırıyor. Ve para Halkbank’tan çıkmış oluyor.

Bu noktadan sonra Zarrab’ın Royal Holding şirketi işin içine giriyor. Tosa Ticaret’ten alınan altın Halkbank’taki NIOC ve Sermayeh Bank hesaplarına yatırılıyor ve buradan da Royal Holding’e aktarılıyor. Zarrab, personellernin altını fiziksel olarak teslim aldığını söylüyor.

Daha sonra Dubai merkezli Incept adlı bir şirket, Zarrab’ın Royal Holding adlı şirketinden altın satın alıyor. Incept ödemeyi Royal Holding’in Finansbank hesabına yapıyor. Incept aldığı altınları satarak Birleşik Arap Emirliklerinden Dirhem satın alıyor.

Zarrab, alınan Dirhemlerin, Dubai merkezli Rostaman Exchange adlı döviz bürosuna aktarıldığını söylüyor. Ayrıca bu firmanın Amerika Birleşik Devletleri topraklarında da bir ofisi bulunmakta.

Tüm yapılan bu işlemerin soucunda İran devletinin talimatıyla Abd’de de şubesi olan bir finansal hizmet şirketinde toplanıyor ve İran bu sayede Türkiye’ye yapılan petrol ve doğalgaz satışından elde ettiği geliri kullanmaya başlayacak gerekli şartları oluşturmuş oluyor.

Gerçekleşen tüm bu eylemler ışığında Türkiye’nin bu konuda nerede olduğu ortadadır. Türkiye bu olayda bir ara istasyon konumundadır. Bakanların aldığı paralar satın alınan bürokrat ve devlet adamları Türkiye Cumhuriyet’ini bu olayın içine çekmiştir. Kara para aklamak ve İran’ın çıkarları doğrultusunda her işi yapabilecek olan bu adamlara neden karşı koyulmadı, ülke menfaatleri üç kuruş maddi çıkar uğruna neden satıldı bunlarda ayrı konu tabi.

Yapılan spekülasyonlar boştur şahsi kanaatimce, Türkiye devletini ilgilendiren bir husus yoktur. Yapılan yolsuzlukların cezası kesilir, bu olaya adı karışanlar karşılığını ilgili yerlerden alacaktır. Bu durum karşısında kalkıp spekülasyonlar üretmek akıl karı iş değildir, Türkiye Devleti büyük bir devlettir böyle küçük çaptaki eylemler ile bağdaştırmak doğru bir yaklaşım olamaz. Bunlar şahısların yapmış olduğu hareketlerdir, Türkiye Devletinin de bu usulsüzlüklere karşı gerekli yaptırımları yapması gerekir. Kimse devletin verdiği yetkiyi kullanarak şahsi kazanç elde edemez! Eğer böyle bir kazanç elde etmiş ise devletin gereğini yapması gerekir. Aynı davada yargılanan Babek Zencani için İran devleti kılı kıpırdatmazken, bizim hatamız Reza Zarrab’ı savunmaya geçmek ve nota vermeye kalkmaktır. Ne muhalefeti ne de iktidarı ilgilendirmemesi gereken bu konuda kimsenin pirim elde etme hakkı yoktur. Bu konunun Türkiye’deki muhatapları Zafer Çağlayan, Halkbank ve diğer adı ruşvete ve olaylara karışan kişilerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir