Reenkarnasyon Nedir?

Reenkarnasyon Nedir?

Reenkarnasyon Nedir?

reenkarnasyon nedirEğer yaşamı çetin buluyorsanız, yakınmayın. Siz hak ediyorsunuz bunu! Hint felsefesinin temel ilkesi olan “karma” yasasına göre, bugünkü durumumuzdan geçmişteki eylemleriniz sorumludur. Bu demektir ki bugün acı çekiyorsanız, geçmişte kötü bir şeyler yapmış olmalısınız.

Başka herkesin acı çekmesi de hak edilmiş bir durumdur. Açlığın pençesinde ölüme giden bir bebek sadece başına gelenleri yaşar. Delhi’in çöp yığınlarında sefil bir varoluşu sürdürmeye çalışan yaşlı bir kadının şikayet etmek için bir nedeni yoktur. Her şey adil ve hilesizdir. Bunların hepsi karmaya götürür.

Gizli Adalet Sistemi

Karma ya da hiçbir acı ve cefanın ve hiçbir zevk ve sevincin hak edilmemiş olmayacağı ilkesi, şaşırtıcı bir düşüncedir, çünkü bu en azından gerçeklerle açıkça çelişmektedir. Sağduyulu hiç kimse bazen kötü insanların gönence kavuştuğunu iyi insanların ise çoğu zaman acı çektiğini yadsıyamaz. Fakat bu güçlük, Hint felsefesiin başka bir temel ilkesi, samsara, göz önünde alınarak çözümlenebilir. Hint din ve felsefe yazılarının eski çağa ait e derin saygı duyulan bir derlemesi olan Upanişadlar, insanların öldükten sonra yeniden doğacağını öne sürer. Samsara ya da yeniden doğuş öğretisi budur. Birlikte ele alındığında, karma ve samsara herkesin ne ekerse sonunda onu biçeceği güvencesini verir. İyi karma birikimi sağlıklı bir beden ve zengin bir aileye doğma ile sonuçlanabilir. Kötü karma birikimi hastalıklı bir kişi, yoksul bir ailenin üyesi, hatta bir hayvan olarak yeniden doğmakla sonuçlanabilir.

Felsefi Açıdan Haklı Çıkarma

Seçkin Hint felsefecisi ve Hindistan eski cumhurbaşkanıRadhakrishnan, karma ve samsara ilkelerini düzenli bir evrenin temel özellikleri olarak görmüştür. “Düzenli bir dünyada,” der, “bilinçli yaşamın birden belirmesi anlamsız olurdu… Bu doğa ritminin çiğnenmesi, nedensiz bir sonuç, geçmişsiz bir şimdiki zaman parçası olurdu.” Demek istediği şudur: Bu özel bedenlerde ve bu özelliklerde var olduğumuz gerçeği, karma’nın ve yeniden doğuş yasasının varlığını doğrular. Varoluşumuzu başka nasıl açıklayabiliriz? Aramızdaki farklılıkları başka nasıl açıklayabiliriz? Karma ve samsara için bir neden kalmazdı; böyle olmamız için bir neden olmazdı.

Radhakrishnan der ki, karma ceza ve ödül açısından değil, neden ve sonuç açısından, kendilerine uygun sonuçlara varan eylemler açısından anlaşılmalıdır. Karma ve samsarayı kabul etmemek, evreni haksız bulmaktır; ama onları kabul etmek, dünyadaki kötülük ve acılar için bizim kendi eylemlerimiz dışında suçlanacak hiçbir şey olmadığını anlamak demektir.

Aydınlanma

Hint felsefesine göre, insan yaşamının nihai amacı “mokşa” yani aydınlanmadır. Mokşanın gerçek anlamı “kurtuluş ya da ” özgür kılma”dır. Fakat aydınlanmış kişinin kurtulacağı ya da özgür kılınacağı şey nedir? Peki, önce sıradan istekler ve bağlılıklardır. Aydınlanmış kişi kesin gerçekliğin doğasını kavrar. Öyle bir aşamaya ulaşır ki, orada benlik ile benlik dışı ve bilen ile bilinen arasındaki sıradan farklar gözden kaybolur. Dünyaya ondan ayrı durarak bakmayı başarır, sıradan varoluşun kaygılarından kurtulmuştur.

Mokşa aynı zamanda doğumlar ve ölümler çevrimi samsaradan kurtuluştur. Nasıl işler bu? Samsaranın yakıtı karmadır. İyi eylemler iyi karma üretir ve o da iyi sonuca götürür; kötü eylemler kötü karma üretir ve o da kaçınılmaz olarak kötü sonuca götürür. Bu demektir ki bir yaşamda biriken karma gelecektekilere de uzanır. Ancak Hint dinsel metni “BagavadGita”‘ya göre isteksiz eylem (nefret, açgözlülük ya da istekle yönlendirilemeyen eylem) karma ile sonuçlanmaz. Böylece aydınlanmış kişi karmayı çoğaltmaz ve samsaradan kurtulur.

Karmanın Karanlık Yanı

Karma kavramı eski çağda Hint din ve felsefesinde ortaya çıktı. Ancak son zamanlarda oldukça yaygın ve tutulan bir inanca dönüştü. Dünyanın her yanında insanlar kozmik adaletin üstünlüğü ve insanlar neyi hak ediyorlarsa en sonunda onu bulacakları düşüncesine yöneldiler. Aynı zamanda, bugünkü yaşam yanlışlar ve düş kırıklıklarına sahne olsa bile, yolun sonunda başka şanslar olduğunu düşünmek insanları rahatlatıyor. Ancak, çoğu insan karmayı rahatlatıcı ve adil bir ilke olarak görse bile, eleştirmenler onun bir de karanlık yanı olduğunu belirtiyorlar. İnsanların neyi hak ediyorsa onu bulması düşüncesi soyut olarak iyidir. Ancak belirli durumlara uygulandığında, bunun son derece katı bir anlayış olduğu görülebilir. Karma düşüncesinde teselli bulan insanların çoğu hasta insanların hasta olmayı hak ettiklerini iddia edebilir. Ya da açlıktan ölen çocukların, açlıktan ölmeyi hak ettiğini düşünebilir. Dahası, karma inancı insanlara toplumsal haksızlığı kabul ettirebilir. Geleneksel Hint toplumunda insanlar kim olarak doğacaklarının ve kast sistemi içinde hangi rolü üstleneceklerinin önceki yaşamlarında biriktirdikleri karma yoluyla belirleneceğine inanırlar. Ve onlar çoğu zaman, kendi konumlarınki insanlar için konulan kurallara uyarak, gelecek yaşamlarını biçimlendirecek kötü bir karma oluşturmaktan kaçınmak isterler. Daha üst kastların üyesi olarak doğan insanlar kendilerini, ayrıcalıkları hak etmiş kişiler olarak görürler. En alt kastın üyesi olarak doğanlarsa en aşağılayıcı ve en düşük ücretli işleri yaparak üst kastların hizmetini görmeye layık insanlar olduklarını düşünürler.

One Reply to “Reenkarnasyon Nedir?”

Hasan Şükrü Dal için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir