Rasyonalizm Nedir?

Rasyonalizm Nedir?

Rasyonalizm

Rasyonalizm, Fransızca kökenli bir kelime olup Türkçe’ye akılcılık olarak tercüme edilebilir. Rasyonalizme göre doğru bilgiye ulaşmak mümkündür ve bilgi, sadece akıl ile ulaşılabilecek bir konumdadır. Bu bağlamda evrensel, objektif, mutlak bilgilere akıl kullanılmaksızın kesinlikle ulaşılamaz.

Felsefe tarihi içerisinde Rasyonalizm, ilk olarak Antik Yunan‘da kendisine yer bulur. Her ne kadar ilk Rasyonalist filozofların Socrates, Platon ve Aristotales olduğuna inanılsa da, bazı felsefeciler bu akımı başlatanın Parmenides olduğunu düşünmektedir. Rasyonalistlere göre matematik, bilginin kusursuz bir örneğidir. Matematiğin doğası gereği içerdiği tüm bilgiler, objektif, evrensel ve kesin olarak kabul edilebilir. Bu yüzden, kişiden kişiye değişmeyen evrensel bilgilere ulaşmak istiyorsak, elde ettiğimiz bilgiler ile matematiksel bir iletişim kurmak, “rasyonel bir temellendirme” yapmamız gerekir. Rasyonel bir temeli olmayan “şeyler” bilgi niteliği taşımazlar.

Kantçı Rasyonalizm

Kant

Rasyonalizme karşı yapılan esaslı eleştiriler, Immanuel Kant’ın 1781 tarihinde yayımladığı Pratik Aklın Eleştirisi kitabında görülür. Kant, bu konudaki felsefi yaklaşımlarını ortaya koymuş, rasyonalist akımın felsefi sorunlarını ele alarak
deneysel ve saf bilgi arasındaki farkları belirtir. Bilgiler ilk önce tecrübe sayesinde elde edilse de, bu bilgilerin kaynağının tecrübe olduğu söylenemez. Kant, algı ve tecrübeden ayrı olarak ulaşılan bilgiye a priori demiştir. Diğer yandan “saf bilgi”, içerisinde deneysel unsurlar barındırmayan bilgidir. A priori bilginin deneysel ögelerden bağımsız olarak ulaşabileceği yere en güzel örnek; Matematiktir. Doğruluğu yalnızca deneyime dair olarak tayin edilebilen şeylere de Kant; a posteriori demiştir.

Emprizim (Deneycilik) Ve Rasyonalizm Akımlarının Arasıdaki Farklar

Birbirine tam olarak zıt köşelerde bulunan bu iki akım, bir çok filozofun da araştırma konusu olmuştur. Empirizmde tecrübe, deneyim ve tümevarımsal bir yaklaşım mevcuttur. Rasyonalizm de ise doğuştan gelen bilgilere, tümdengelime ve akla yoğunlaşılır. Örnek olarak Platon, rasyonalist bir akıl yürütme örneği olarak İdealar Dünyasını öne sürer. Empiristlere göreyse deney ile ispatlanamayacak olan bu kuram, yalnızca bir iddiadan ibarettir. Her iki akıma da yapılan en güçlü eleştiriler olarak; Empiristlerin aklın potansiyelini ve anlama yetisini görmezden geldikleri, Rasyonalistlerin ise bilimsel anlamdaki bilgi için olmazsa olmaz deneyim ve tecrübenin katkılarını görmezden gelmeleridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir