Hristiyanlık Tarihi Kısaca

Hristiyanlık Tarihi Kısaca

Hristiyanlık, İsa ile birlikte Yahudiliği yeniden canlandırma hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Hatta başlangıçta, bu öğreti, Yahudilerden başkasını muhatap almamıştır. Ancak İsa’dan sonra başka din ve etnik kökenden olan insanlara da kapılarını açmıştır. Bu açılımın ardından Hristiyanlık, Yahudilikten uzaklaşmış ve yeni bir “din” haline gelmiştir.

Bu geçiş sürecini anlayabilmek için, İsa’nın öğretisinin yayıldığı dönemi ve coğrafyayı çok iyi bilmek gerekir. Yahudiler, M.Ö 8. yüzyıldan beri (Kudüs Bölgesi) sürekli olarak farklı imparatorluklar tarafından yönetilmiştir. Bunlar; Asur, Babil, Pers Ve Grek vb. topluluklardır. Ancak İsa’nın ortaya çıktığı dönemde yönetim Roma’nın elindedir.

Yahudiler sürekli olarak farklı uluslar tarafından yönetildiği için, kendi soylarından olan bir imparator (Mesih)in geleceğine inanıyorlardı. Çünkü Tanrı Tevratta onlara Davut’un (M.Ö 1000-900 arası) (Eski Yahudi Kralı) soyundan birinin geleceğini belirtmişti. Bir bakıma İsa, bazı Yahudiler tarafından Mesih olarak algılanmıştır ve kendi soylarından olan o mükemmel günlere İsa ile geri döneceklerini umut etmişlerdir. Ancak bir takım fanatikler (Frerisi Mezhebi üyeleri) İsa’nın gelenek dışı din anlayışına şiddetle karşı çıkmış ve onu hem Yahudilerin hem de Roma yönetiminin karşısında zor duruma düşürmeyi amaçlamışlardır. Nitekim amaçlarına ulaşmışlar ve İsa’yı idama mahkum etmişler, bu kararı da Roma valisine uygulatmışlardır. Ancak idamından sonra bir takım olağanüstü şeylerin meydana geldiği iddia edilmiştir. Buna göre İsa Cuma günü öldürülmüş, Pazar günü dirilmiş ve göğe yükselerek, havarilerine yalnızca Yahudiler özelinde sürdürdüğü öğretisinin tüm uluslara yayılmasını vasiyet etmiştir.

Yani İsa, çarmıha gerilmeden önce Yahudi iken ve öğretisini Yahudiler özelinde anlatırken, çarmıha gerildikten sonra bir mucize ile göğe yükselir ve öğretiyi evrenselleştirir.

İsanın yaşadığı bu dirilme mucizesi, onun yalnızca bir Mesih ve Kurtarıcı değil, bunlardan çok daha fazlası olduğunu düşündürmüştür. Bu, onu tanrısallaştırmıştır. Aynı zamanda bu gibi mucizeler ardı ardına devam etmiş ve İsa’nın havarislerinin tamamı, İsa’nın tanrısal olduğuna ve öğretinin “herkese” yayılması gerektiğine ikna olmuşlardır. Devamında ise Yahudi Asıllı olmayanların da cemaate alınması ve bu kişilerin ibadetlerden muaf tutulması, hristiyan topluluğunun geniş coğrafyala yayılmasına neden olmuştur.

Daha sonraları Kudüs bölgesinde ortaya çıkan çeşitli isyanlar neticesinde Roma devleti, büyük bir askeri güç ile bölgeyi dağıtmış, yahudilerin tapınaklarını yıkmış ve bölgedeki toplululukları farklı bölgelere sürgün etmiştir. Dolayısıyla yahudilik ve hristiyanlık arasındaki bağlar tamamen kopmuş, Hristiyanlığın ayrı bir din haline geliş süreci hızlanmıştır.

Üçlü Tanrı Anlayışının Gelişimi

Yahudilikten tam olarak kopmuş Hristiyan cemaatin geniş coğrafyalara yayılması ve eski yahudi asıllı hristiyan kitlesi nüfusunun da kaybolmasıyla, hristiyanlık kendine özgü ibadet ve inanç anlayışına sahip olmuştur. Dolayısıyla bir Yahudiliğin kendi içerisinde barındırdığı Tevhit anlayışından da uzaklaşılmıştır.

Hristiyanlığı teslis dini haline getiren en önemli etkenlerden biri yayıldığı coğrafyalardaki mitolojik unsurlar ve politeist inançlardır. Eski inançlarını Hristiyanlık ile sentezleyen topluluklar, İsa’yı Tanrı’nın oğlu olarak kavrama konusunda zorlanmamışlardır. Ancak İsa’nın ilk havarisleri, baba-oğul ilişkisini mecazi ve sembolik anlamda anlamışlardır. Buna göre Tanrı’nın “baba” figürü, biyolojik veya ebeveyn anlamında değil, “şevkatli, koruyucu, öğütleyici” anlamında anlaşılmıştır. Ancak çeşitli Konsüllerin yaptığı toplantılar ve kararlar neticesinde İsa’nın tanrısallık taşıdığına ve dolayısıyla onu doğuran annenin (Meryem’in) de Tanrıça olması gerektiğine dair düşünceler gelişmiştir. Meydana gelen bu konsül kararları, Hristiyanlığı kurumsal anlamda bir “Teslis” dini haline getirmiştir.

One Reply to “Hristiyanlık Tarihi Kısaca”

  1. hristiyanligin ana akım yorumu olmayı Katolikler değil de Gnostikler kazansaydi sanki daha iyi olurdu gibi..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir