Feminizm Nedir?

Feminizm Nedir?

Feminizm

Feminizm, temelde kadının aşağılanıp hakir görüldüğü toplumlarda toplumsal yapıyı ve algıyı kırmak için özgürlükçü bir amaç edinerek olmuş bir harekettir. Feminizmin öznesi kadındır, ilk zamanlarda şimdiki kadar etkin olmasalar da, şuanda eylemci, aktif ve daima harekete geçerek öznesi olan kadının haklarını her platformda koruma iç güdüsü güderek faaliyet gösteren bir yapı haline gelmiştir. Bu durum, feminizmin bir ideoloji olarak politik ve siyasi çevrelerde dikkat çekmesine olanak sağlamıştır.

Feminizm, bir ideoloji olarak kendi içinde bir çok kavrama ev sahipliği yapar. Feminist söylemin, zaman içerisinde kürsel evrendeki politik olaylar karşısında etkin olması, gerçekleşen olaylara kayıtsız kalmaması kendi içerisinde de birçok farklı yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu sebepten ötürü feminizmin iç katmanlarını tespit etmek oldukça zordur.

Postmodern Feminizm

Günümüz feminizmini tanımlayabilme adına ifade edilen bir terim olan postmodernist feminizm ismi gibi şekil almış bir anlayış niteliğindedir. Postmodernist feministlere göre kadın, kadın olmanın yanında kendini çeşitli bir milliyetin, dinin, veya bir kültürün parçası olarak da görebilmektedir. Kadınlar yalnızca cinsiyetçi bir şeklin değil ayrıca bir milletin, sınıfın, ırkın, cinsel tercihin veya bir dinin parçası gibi olgularla da şekillendirebilir. Feminizm bu anlayışı ile sadece kadın erkek eşitliği üzerinden bir mücadele vermekle kalmayarak, kadının toplumda homojen bir yapıya sahip olabileceğini ve evresel bütünlük içerisinden toplumun herhangi bir pozisyonunda da olabileceğini de savunur.

İslami Feminizm

Günümüz dünyasında feminizm tartışmalarında farklılık konseptinin yükselmesi ile İslami feminizm gündeme gelmiştir. Yirminci yüzyılın sonlarında farklı birçok Müslüman ülkelerinde, Müslüman kadınların faaliyetlerinin sonuncunda ortaya çıkan İslami feminizm anlayışı, temel olarak iki düşünce etrafında şekillenir. Bunlardan ilki İslamın ataerkil bir din veya kültüre sahip olduğunu savunur. Diğeri ise, İslamın özde ataerkil olmadığı, ancak günümüzde ataerkil hale geldiği düşüncesi savunulur. Ayrıca da İslamın erkek hegemonyasında yorumlandığını bunun sonucunda da bugün ki İslam anlayışının şekillendiği de savunulur.

Zaman içerisinde etkinliğini arttıran İslami feministler, düzenledikleri birçok konferans ile gündeme gelerek seslerini duyurmayı başarmışlardır. Katalan İslam Kurulu’nun girişimleri sonuncunda düzenlenmesi karalaştırılan I.İslami Uluslararası Feminizm Kongresi bu bağlamda en çok ses getiren konferans olmuştur. Kongre sonrasında yirmi beş maddelik bir bildirge yayımladılar.

Akademik Feminizm

Feminizm günümüzde yerini yüksek öğrenim kurumlarında da almış durumdadır. Üniversitelerde kurulan Kadın Araştırmaları Merkezleri vb. topluluklar ile akademik alanda da mevcut varlıklarını etkin bir şekilde sürdürmektedirler.

Eko Feminizm

Bu yaklaşıma göre, erkekler ve kadınlar arasında doğal bir farklılık olduğu savunulur. Kadınlar doğurganlık özelliklerinden ötürü kendilerini doğaya ve ekolojik sisteme daha yakın hissederler,bundan dolayı ataerkil baskı altına alınması ile çevre felaketleri arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğu iddia edilir.

Renkli Feminizm

Bu düşünce kadınının kendi arasındaki fiziksel ve konumsal niteliğinden doğan ayrımı yıkmak için ortaya çıkmıştır. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere batılı coğrafyada ki siyah beyaz kadının ayrımını yıkmak için faaliyet gösteren bu düşünce beyaz, siyah, heteroseksüel, ve laik bir söylem çerçevesinde savunulmuştur.

Radikal Feminizm

Feminizmin kadın haklarını savunmaya yönelik göstermiş olduğu faaliyetlerin zıvanadan çıkmış ve tam anlamıyla bir erkek düşmanlığı haline gelmiş halidir. Bu düşünce de tıpkı faşizm gibi bir hal alarak hızla çoğu kadın arasında rağbet görmeye başlamıştır. Günümüzde bu tip feministlerin yapmış olduğu dikkat çekici eylemler özellikle ses getirecek mekanlarda soyunarak çırılçıplak bir vaziyette seslerini duyurmaya çalışma çabalarıdır.

Sosyalist Feminizm

Sosyalist Feministler, toplum içerisindeki kadın problemlerinin temel sebebinin tamamen kapitalizm olduğunu savunur. Ekonomik açıdan kendi ayakları üzerinde duramayan kadınların, zorunlu olarak ataerkil sistemin boyunduruğu altında yaşadığını düşünürler. Bu açıdan sosyalist feministler, sosyalist sistemin başarılı bir şekilde işlediği yerlerde otomatik olarak kadın erkek eşitsizliğinin çözüleceğine inanırlar. Kısacası bu akım, sosyalizm ile feminizmi sentezler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir