Faşizm Nedir?

Faşizm Nedir?

Faşizm Nedir?

İtalyanca faşizm teriminin etimolojik kökleri Roma İmparatorluğu döneminde de kullanılan “Fasces” sözcüğüne kadar uzanan faşizm sözcüğü nitelik olarak bir idare biçimidir. Faşizm ideolojisinde devlet figürü daima ön planda tutulmaktadır. Devlet, ırk, milliyet, asker ve lider gibi kavramlar kutsal sayılır ve bunlar uğruna yapılan tüm eylemler meşru ve kutlu sayılır. Toplum bu kavram ile motive edilerek, iktidar sahipleri kitleleri çok daha kolay bir biçimde harekete geçirme olanağı elde ettiler.

Faşizm yirminci yüzyılın hemen başlarında birinci dünya savaşının akabinde ortaya çıkmış ve kısa bir sürede ciddi manada geniş kitlelere yayılmıştır. Daha önceleri faşizmin fikirsel alt yapısı ve ideolojinin muhafaza edilerek gelişme sağlanması açısından yirminci yüzyılın ilk çeyreğine kadar beklenmesi gerekmiştir. Birinci cihan harbinin sonuçlanması ve savaşta ciddi manada büyük kayıplar yaşayan iki devlet Almanya ve İtalya’da etkisini hızlı bir biçimde gösteren faşizm çok kısa bir süre içerisinde bu ülkelerin iktidarlarını ele geçirmiştir. Bu doğrultuda faşizmi bir fikir akımı veya ideoloji olarak sınırlandırmak bir hata olacaktır, bu bakımdan faşizm sadece bir ideoloji olmayıp ayrıca da bir rejim haline gelmiştir. Almanya ve İtalya’da aynı dönemde iktidarı ele alan ve bir fırtına gibi esen faşizm akımı ne tesadüftür ki her iki ülkede de iktidarı kaybetmeleri aynı dönemde olmuştur. Bu yaşanan dönemden sonra faşizm evrensel manada ki kötü şöhreti pekişmiş oldu ve baskıcı, totaliter ve özgürlük karşıtı gibi terimlere bir çatı terim haline geldi.

Öte yandan faşizm, ” Dünyada farklı ırklar ve kültürler arasında daima bir mücadele olacağını ve bu mücadele sadece güçlü olanın ayakta kalarak nesillerini sürdüreceğini ve zayıfların ise yok olacağını” savunan “Sosyal Darwinizm” ‘ in ortaya attığı “Doğal Seleksiyon” tezinden ciddi anlamda etkilendiği de görülmektedir. Dolayısıyla faşistler bu yaklaşımı kendi ideolojileriyle sentezleyip, ayakta kalmak isteyen ulus ve milletlerin kendi varlıklarını sürdürebilmek için diğer ulus ve milletlere üstünlük sağlamaları bunu da yaparken askeri savaşçı yöntemleri kullanma haklarını sahip olduklarını söylemektedirler.

İnsanların uzun yıllar boyunca unutulmaz acılar ve vahşet yaşamasının sorumlusu olan faşizm, günümüzde bile halen dünya da bir sorun olmaya devam etmektedir. Her şeyden evvel faşizmin tesirlerinin sadece Almanya ve İtalya ile kısıtlı olduğunu söylemek eksik ve yetersiz kalacaktır. İkinci cihan harbinde ki Almanya ve İtalya’nın düşmanı konumunda ki müttefik devletler Fransa, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri de bu virüsten nasibini almıştır. Bu bağlamda Nasyonel Sosyalistlerin (Nazilerin) “Irkçılık” ideasından esinlenen çeşitli oluşum ve hareketler kimi zaman apaçık, kimi zaman ise gizliden gizliye kendilerini siyasal dünyada yer arama çabaları içine girerek boy göstermişlerdir. Bu bağlamda faşizmin yarattığı olumsuz neticelere rağmen çok başarılı bir rejim olduğunu savunanların sayısı da küçümsenemeyecek kadar fazladır. Dönemin koşulları gereği bahanesinin arkasına sığınarak Hitler ve Mussolini’nin tatbiklerini  bile haklı gösterme çabasına soyunanlar da tarihteki yerlerini almışlardır.

Bütün bu etkenler dikkate alınarak geçmişin bir bölümünde bir kara leke niteliği taşıyan bu düşüncenin şuan ortadan kalktığını söylemek mümkün değildir. Günümüzün en popüler yönetim biçimi olan Demokrasi sayesinde faşizm varlığını sürdürme olanağı bulamasa da ancak bazen siyasal rejimlere sızan faşist kalıntılar halen varlıklarını sürdürmektedirler.

İtalya’da Faşizm

Sanayi Devriminin on dokuzuncu yüzyılda İtalya’yı da etkilemesi neticesinde işçi sınıfı ile sosyalist hareketler de ülkede ortaya çıkmıştır. Bu devirde “Fascio” adlı çeteler boy göstermiş ve bu çeteler ülke içerisinde etkinliğini her geçen gün arttırmıştır. Fascio’lar Birinci Cihan Harbine de katılınca iyice ordu ve ülke içerisinde popülerlik kazandılar. Bu kazanılan popülerlik sayesinde ciddi manada sayılarını arttırdılar. Birinci Cihan Harbi sonrasında ortaya çıkan genç Fascio lideri Benito Mussolini faşist düşüncelerini paylaşmaya başlayınca etrafında ciddi bir deste buldu ve iktidara geldi. Böylece önce İtalya sonra da dünya faşizm ile ilk defa karşılaşmış oldu.

1922 senesinde iktidara gelen Mussolini birkaç yıl içerisinde kendisine karşı olan tüm muhalifler ortadan kaldırarak ülkenin idaresini tamamen kendisi ve Faşist Partinin egemenliği altına almıştır. Çok değil bir kaç sene sonra Almanya’da yönetimi ele geçiren Adolf Hitler’e de Mussolini’nin yöntem ve uygulamaları ilham kaynağı olmuştur.

Almanya’da Faşizm

Almanya’da faşizmin öncüsü olan Nasyonel Sosyalistler, iktidara gelişleri bakımından, İtanya’da Mussolini’nin gelişine bir çok açıdan ciddi şekilde çok benzerlikler gösterirler. Bu vaziyet iki devletin Birinci Dünya Savaşı sonrasında aldıklar kötü neticeler sonucunda dayatılan antlaşmaların sonucu olarak ekonomik, askeri, siyasi krizlerin halk üstünde ki olumsuz tesirleri sonucunda bir çıkar yol aramaları doğrultusunda hayata geçmiştir. Mussolini’nin Almanya’da ki karşılığı haline gelen Adolf Hitler, gençlik yıllarından beri zihninde beslediği faşizan, antisemitist fikirler Hitler’in Alman İşçi Partisi kariyerindeki hızlı yükselişi ve ülke çapında bir anda tanınması konusunda müthiş bir biçimde etkili olmuştur. Hitler hitabet sanatı yeteneği, zekası ve şansının da yardımıyla kısa sürede önce partinin başına geçer ve partinin adını Nasyonel Sosyalist Alman işçi partisi yapar. Başarısız bir darbe girişiminden sonra hüküm giyen Hitler bir kahraman gibi geri dönerek kısa sürede ülkenin de başına geçer ve tarihin en kanlı savaşının başlaması yolunda ki ilk domino taşını devirmiş olur.

One Reply to “Faşizm Nedir?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2019 Terminoloji.Org | Kelime Ansiklopedisi |