Bencillik Üzerine

Bencillik Üzerine

Liberalizm Ve Bencillik Üzerine

Bencillik, hemen hemen tüm toplumlarda ahlaksızlık olarak nitelendirilmiş, kişinin çevresine vereceği en büyük zararlardan biri tanesi olarak görülmüş bi davranıştır. Birçok dini öğreti tarafından ben merkezci olmamak, paylaşımcı ve yardımsever olmak, başkalarını mutlu etmek gibi bencilliğin tam zıttı bir karaktere sahip olmamız gerektiği öğretilmiştir. İlk bakışta gerçekten de ortada bir problem görülmüyor. Hatta her psikolojisi normal bir insanın yukarıda söylenenleri doğru bulması gerektiğini söyleyebilirsiniz. Ancak felsefe öyle bir disiplindir ki, tüm bildiklerinizi unutmaya zorlayabilir sizi. Hayatınızın geri kalanını paylaşımcı ve mutlu yaşamak istiyorsanız, buraya kadar okuduğunuz yeter. Yazının kalanı, sadece ”gerçeği” bilmek isteyenler içindir 🙂

Aslında bencillik, evrimsel süreçte bir canlıya o kadar çok avantaj sağlar ki, bencil olmayan bir canlının hayatta kalabilmesi mümkün değildir. Tek hücreli canlılardan gözle görülmeyen çok hücrelilere, okyanusta yüzenlerden karada yaşayan canlılara kadar her şey, bencil olmak zorundadır. Hatta sizi oluşturan hücrelerinizin her biri o kadar bencildirler ki, sadece hayatta kalmak ve üremek uğruna kendilerine verilen tüm enerjiyi tüketirler. Hiçbir hücre, gelen enerjinin şu kadarını kayın validem ile paylaşayım demeyecektir.

Şimdi biraz da makro düzeye çıkalım; Aslında hepimiz benciliz.

Hayır ben çok yardımsever bir insanım! Geçen gün yolda kalmış bir adamı arabama aldım ve onu şehre getirdim! Evet, diğer canlılara yardım ettiğiniz gerçek olabilir ancak bu durum da sizin bencil olduğunuz gerçeğini değiştirmez. Hayatımızda yaptığımız tüm eylemler, ya daha mutlu olmak, ya da hissetiğiniz acıyı en aza indirmeye çalışmaktan ibarettir. Örneğin bir dilenciye para verdiğinizi düşünelim, ve o sırada beyninizde gerçekleşen duygu durumu değişimlerini gözlemleyelim. Eğer dilenciye para vermeseydiniz, kötü biri olduğunuza inanabilirdiniz. Bu yüzden dolayı kötü hissedecektiniz. Dolayısıyla kötü hissetmemek için parayı verdiniz. Parayı verdikten sonra beyin ödül mekanizmanız tarafından ödüllendirildiniz ve ”iyi bir insan” oldunuz. Yaptığınız eylem dilencinin değil, tamamen sizin nasıl hissedeceğinize göre şekillendi. Evet, cebinizden para çıktı ancak ”psikolojik ödül” olarak geri döndü. Hadi ama, ikna olmadın mı?

Dünyanın en önde gelen devletlerinin ideal sistemini bilmeyeniniz yoktur; Liberalizm. Peki nedir bu liberalizm? Konumuz ile ne ilgisi var?
Hemen toparlayalım, Liberalizm, tamamen bireycilik üzerine inşa edilmiş bir yönetim biçimidir. Yani inşa edilmiş tüm sistem ”birey”i esas alır. Bu bireyciliğin eş anlamlısı ”bencilciliktir.” Liberal ideolojiye sahip tüm filozoflar aynı şeyi söyler; Birey, bencil olmalıdır. Ancak bencil olduğu takdirde kendisini geliştirebilir, kayda değer bir kişi haline gelebilir. Dolayısıyla bu durum, bir devlete, daha nitelikli bireyler kazandırır. Yani hiç kimse devlet için, millet için yabancı dil öğrenmek istemez, öğrenmez de. Ancak kişi, kendisi için yabancı dil öğrenmek isteyebilir. İşte Liberal sistem, bireyin bencilliğinden doğan nitelikleri en güzel şekilde ülke menfaatine kullanmayı hedefler. Liberalizm, elbette özetlenmesi çok zor bir ideoloji, ancak birçok filozofun fikirleri ile harmanlanmış hızlı bir bilgi edinimine gereksinim duyarsanız; Francsco Vergara’nın Liberalizmin Felsefi Temelleri kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. 250 sayfayı geçmeyen bu minik kitapta Liberalizm hakkında müthiş felsefi düşüncelere rast gelecek, aynı zamanda eleştirilerini de okuma fırsatı bulacaksınız. Aynı zamanda bireycilik konusunun daha da detayına inmek isterseniz, John Stuart Mill’in yazdığı, On Liberty (Özgürlük Üzerine) kitabını mutlaka okuyun. Tarihin en büyük kavgalarından bir tanesi olan Sosyalizm ve Kapitalizm arasındaki ”toplumculuk” ve ”bireycilik” kavramlarının ne gibi farklılıklara neden olduğunu öğreneceksiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2019 Terminoloji.Org | Kelime Ansiklopedisi |