Olgu, Değer Ve Ahlak Felsefesi

Olgu, Değer Ve Ahlak Felsefesi

Olgu ve değer, felsefe tarihi içerisinde üzerine en fazla fikir geliştirilmiş kavramlardan bazılarıdır. Olgu kelimesi olan şeyi, deney ve gözlemin konusu olanı, nesnel bir gerçekliği tanımlar.

Değer kavramının ise tanımlanması, olgu kavramına göre çok daha zordur. Değer kavramına farklı devirlerde farklı anlamlar yüklenmiş ve farklı filozoflar tarafından da farklı şekilde anlaşılmışlardır. Ancak yine de çoğunluğu tatmin edecek bir cevap verilmesi gerekirse değer; nesne ile iletişim kurulduğunda ortaya çıkan şey, olması gereken, soyut bir ölçü olarak tanımlanabilir.

Bu bağlamda olgular, özneden bağımsız olarak var olabilirken, değerlerin öznede bağımsız olarak var olup olmadığı ciddi bir tartışma konusudur. Sokrates, Platon gibi filozoflar değerleri özneden, hatta tanrıdan bile bağımsız olarak var kabul ettiler. Ancak değerleri sadece özne ile sınırlayan, hatta değerlerin bir yanılsama olduğunu belirten düşünürler de vardır.

İyi ve kötü kavramları da, şüphesiz değerler kategorisi altında incelenebilecek kavramlardır. Yine bu felsefe içerisinde iyi ve kötü olanı tanımlayacak çeşitli otoriteler ortaya çıkmıştır. Bu otoriteler bazı düşünürler için Tanrı, bazıları için akıl, bazıları içinse yarardır. Örnekler çoğaltılabilse de, neyin iyi ve neyin kötü olduğunu belirlemek hiç kolay olmayacaktır.

Değer, iyi ve kötü kavramlarının ortaya çıkışını nedensellik bağlamında gösterebilen bilim adamları ve bilimsel teoriler de mevcuttur. Örnek olarak “doğal seçilim” mekanizmasına göre, bir türün devamlılığını sağlayacak her türlü eylem “iyi”, türün devamlılığına zarar veren her eylem “kötü” olarak tanımlanır. Doğal seçilim baskısı, insan dediğimiz canlının birlikte yaşayabilmek adına bir takım kurallar oluşturmasını zorunlu hale getirmiş olabilir. Buna göre “iyi” ve “kötü” kavramlarına sahip olmayan türler yok olmuş, bu değerlere sahip olanlar ise hayatta kalabilmiştir. Ahlakın ortaya çıkışına ilişkin bir diğer bilimsel keşif ise “ayna nöronlarıdır.” Bu nöronların, kişinin empati yeteneği ile doğrudan ilişkili olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte bizi ahlaklı davranmaya iten ve “iyi” ile “kötünün” ne olduğuna dair karar vermede önemli rol oynadıkları düşünülmektedir. Bu teori, oldukça materyalist bir ahlak temellendirmesi olsa da, yine de ahlakın “nasıl” var olduğu sorusuna verilebilecek cevaplardan biridir. Bu açıdan bakıldığında, “değerlerin” aslında “olgusal” temelleri olduğu görülmektedir. Aynı zamanda deterministik yasalara tâbi olan olgular, kavram realistlerinin görüşlerine ciddi bir eleştiri niteliğindedir.

Kaynakça
Recep Kılıç, Olgu ve Değer Problemi Ankara Üniversitesi
Erişim: http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/780/10005.pdf

Nigel Warburton, “Felsefe’ye Giriş” Çev. Kerem Cankoçak Alfa Yayınevi 2016.
Çağrı Mert Bakırcı, “Evrim Kuramı Ve Mekanizmaları” Evrensel Basım Yayın 2016.
Christian Keysers, “Empatik Beyin” Çev. Aybey Eper, Alfa Yayınevi 2011.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir